- Soykırımda Çocuk Olmak
2023 yılı Filistinli çocuklara yönelik soykırım yılı olarak tarihe geçmiş bulunmaktadır. Soykırım kastıyla hareket eden İsrail için saldırılarının ana hedefini çocuklar ve bebekler teşkil etmektedir. Çocukların öldürülmesi gibi enkazların altında kalan ve naaşlarına dahi ulaşılamayan çocukların varlığı, ampute edilen, uzuvları kopartılan çocukların sayısı on binleri aşmaktadır. Fiziki bu yıkımların yanı sıra ailesinin tüm fertlerini kaybeden öksüz ve yetim çocuk sayısının ise hesaplanmasının mümkün olmadığı belirtilmektedir.
Soykırım suçu işlenmeye devam ederken Gazzeli çocukların yaşam hakkının korunması dâhil olmak üzere en temel insani ihtiyaçları dahi sağlanmamaktadır. Soykırım yöntemi olarak açlık silahını kullanan İsrail, Gazzeli çocukların suya ve gıdaya erişimini ortadan kaldırmaktadır. Sadece açlıktan ölen çocukların sayısı 40’ın üzerindedir. UNRWA açıklamasına göre 50.000 çocuğun açlık nedeniyle tehlike altında olduğunu açıklaması durumun vahametini göstermektedir. Soykırım suçunun ne olduğunu idrak edemeyen kimselerin Gazzeli çocukların durumunu incelemeleri yeterli olacaktır.
Soykırımın isteği çocukların öldürülmesi ve bu çocukların isminin, hikâyesinin, hayallerinin ne olduğu konuşulmadan istatistik verisi olarak kalmasıdır. Sürekli olarak rakamların konuşulduğu zamanlarda bu tehlikeli tuzağa düşmemek adına katledilen o masum bebeklerin ve çocukların hikâyesinin de konuşulabilmesi arşivlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Mardin Artuklu Üniversitesinin “Gazze Şüheda Defteri” isimli çalışması ve Şehit Profesör Rıfat El Arir’in kurucularından olduğu “Biz Sayı Değiliz” isimli çalışma soykırımcı katillerin istediğinin aksini yapmakta ve şehit edilen o insanların bir hayatlarının ve hikâyelerinin olduğunu vurgulamaktadır. Zira unutulmayan şeyler hikâyelerdir; rakamlar unutulur. Soykırım da rakamlaşırsa unutulur. Unutulan soykırım ise tekrarlanır.
Raporumuzda unutulmama ve rakamlarda kalmaması adına bu konunun önemine binaen medyaya yansıyabilen birkaç çocuğun hikâyesine değinmek mecburiyeti doğmuştur.
- Ruhumun Ruhu Reem
İsrail’in soykırımda hayatlarını çaldığı on binlerce çocuktan birisi olan Reem, tüm çocukları temsil etmektedir. Dedesi Halit’in, torununun naaşının gözlerinden öpmesi ve ona “ruhumun ruhu” diyerek seslenmesiyle her insanın kalbini sızlatan görüntüler herkes tarafından izlendi. Soykırım, küçük çocukları özellikle hedef alarak “yavru ceylan” anlamına gelen Reem’i şehit etmiştir. Reem’in şehit düştüğü günün “23 Aralık Dünya Şehit Çocukları Günü” olarak kutlanması talep edilmekte ve kamuoyunun dikkati çekilmektedir.
- 335 Kurşunla Katledilen 6 Yaşındaki Hind
Ocak ayında Filistin Kızılay yetkilileriyle 6 yaşındaki kız çocuğu Hind’in görüşmesi tüm kamuoyunu sarsmıştı. Ailesinden tüm bireyler ölmüş ve onların aralarında sıkışarak işgalci İsrail askerlerinden saklanmış olan Hind, acil sağlık yetkililerini aramış ve “Çok korkuyorum, lütfen beni almaya gelin” sözlerinden sonra kurşun sesleriyle birlikte telefon hattı kesilerek görüşme sona ermişti. Günler sonra Hind’in cesedine ulaşılmış ve içinde bulunduğu araca tam 335 kurşunla saldırıldığı anlaşılmıştır.
- 9 Yaşında Soykırımda Katledilen Ailesinin Naaşlarını Tespit Eden Halid
Soykırım sürecinde binlerce çocuk hem annesiz hem babasız kaldı. Çocukların psikolojileri ciddi hasar aldı. Bu çocuklardan birisi de Halid, annesi, babası, abisi ve 8 aylık kardeşinin cesetlerini tanımaya çalışırken çekilen fotoğrafla medyaya yansımış ve hikâyesi akıllara kazınmıştır.
Yazan: Yeryüzünde Adalet Kadın Hukukçular Platformu